SEMA
GÖSTERİSİ
|
Avanos'a
2 km mesafede Sarıhan adlı eski bir kervansarayda ilginç
gösteri izlenebilir. Akşam saat 21:00 civarı gitmek gerekir
21:30 da başlar ve gösteri 45 dk.sürer.
SEMA AYİNİ NEDİR?
Semâ, Türk tarihinin an'anesinin, inançlarının
bir parçası olup Hz. Mevlânâ (1207-1273) ilhâmıyla oluşmuş
ve gelişmiştir. Kemâle doğru manevî bir yolculuğu (Mirâcı),
bir gidiş-gelişi temsil eder.
Semahanelerde neyzen, kudümzen, naathan, ayinhanlar " Mutrıp " adı
verilen müzik grubunu oluştururlar. Mevlevihanelerde, sema
mukabelesi sırasında bu müzik grubunun çalıp söylediği, Mevlevi
bestekarlarca semaya eşlik amacıyla bestelenmiş eserlere
Mevlevi ayinleri denir. Bu eserlerin ana bölümleri Mevlânâ'nın
Mesnevi veya Divan-ı Kebir'inden alınmış Farsça şiirlerden
bestelenir. Bu müzik, Türk Musiki tarihi açısından çok önemli
bir fonksiyon üstlendiği gibi dünyada SUFİ müzik tarzının
özelliklerini iyi korumuş beste ve icra fonudur.
Semahaneye girişin tam karşısında Şeyh Postu
bulunur. Post ile giriş arasında olduğu var sayılan " Hatt-ı
İstiva " denilen kutsal çizgi semahaneyi iki yarım daireyi
böler ve semazenler bu görünmez çizgiye basmadan ve sırt
çevirmeden karşıya geçerler. Kırmızı renkli post en büyük
manevi makamdır, rengi ile doğuşu ve var oluşu temsil eder.
Mutrıp ve semazenler Şeyp Postunu selamladıktan sonra yerlerini
alırlar ve Semâ Töreni başlar.
Semâ 7 bölümdür. Her bölümünün ayrı bir ma'nâsı
vardır. Semâ'yı ilmî yönden tetkik ettiğimizde, şunu görürüz;
Var olmanın temel şartı dönmektir. Varlıklar arasındaki müşterek
benzerlik, en ufak zerreden en uzak yıldızlara kadar her
birinin bünyesini teşkil eden atomlarındaki elektron ve protonların
dönmesidir. Her şeyin döndüğü gibi, insanoğlu da bünyesini
teşkil eden atomlardaki mevcut dönmelerle, vücudundaki kanın
dönmesiyle, topraktan gelip toprağa dönmesiyle, dünya ile
beraber dönmesiyle tabiî ve şuursuz olarak döner. Ancak insanı
öbür varlıklardan farklı ve üstün kılan şey aklıdır. İşte,
dönen SEMÂZEN varlıkların müşterek hareketine, semâıyla beraber
aklı da iştirak ettirir.
- SEMÂ, kulun hakikât'e yok oluşu ve olgunluğa
ermiş, kâmil bir insan olarak tekrar kulluğuna dönüşüdür.
Bütün varlığa, bütün yaratılanlara yeni bir ruhla, sevgi
için hizmet için dönüşüdür. Semâzen hırkasını çıkarmakta,
manen, ebedî âleme, hakîkate doğar, orada yol alır. Başındaki
sikkesi (nefsinin mezar taşı), üstündeki tennuresi (nefsinin
kefenidir). Kollarını çapraz bağlıyarak, görünüşte BİR rakamını
temsil eden, böylece Allah'ın birliğini tasdik eden Semâzen,
Semâ ederken, kolları açık, sağ eli dua edercesine göklere,
Hak gözüyle baktığı sol eli yere dönüktür. Hak'tan aldığı
ihsanı, halka saçmasıdır. Sağdan sola kalbin etrafında dönerek,
bütün insanları, bütün yaratılmışları, bütün kalbiyle sevgi
ve aşkla kucaklayışıdır.
Semâ
töreni 7 bölümdür. Her bölümün ayrı bir manası vardır:
A- Birinci Bölüm: İlâhî aşkı
temsil eden Peygamber Efendimizi metheden Itrî'nin bestelediği
bir "ma't" ile başlar. Buna "Na't-ı Şerîf" denilir.
Peygamberimizi methetmek, Ondan evvelki bütün Peygamberleri
ve hepsini yaratan Allâh'ı methetmek demektir.
B- İkinci Bölüm: Bu methiyeden
sonra bir kudüm darbesi duyulur. Bu vuruş Allah'ın (C.C.)
kainâtı yaratışındaki "Kün=Ol" emrini temsil eder.
(Kur. Ker. S. 36/A:82)
C- Üçüncü Bölüm: Üçüncü bölümde
ise Her şeye can veren " Nefesi " nefhayı İlâhiyyeyi
temsil eden bir ney taksimi duyulur.
D- Dördüncü Bölüm: Sultan
Veled devridir. Bu, Semâzenlerin birbirine üç kere selâm
vererek, bir peşrevle dairevî yürüyüşüdür. Şekilde gizli
ruhun ruha selâmıdır.
E- Beşinci Bölüm: Semâ töreni
4 Selâmdır. Semâzen üstündeki siyah hırkayı çıkararak, sembolik
olarak, hakikate doğar. kollarını bağlıyarak bir rakamını
temsil eder böylece Allah'ın birliğine şahadet eder. Şeyh
Efendi'nin elini öperek Semâ'ya girme izni alır. Semâ'ya
başlar.
1. Selam: İnsanın, bilgiyle
hakikâte doğarak, Yüce Yaradan'ını ve kendi kulluğunu idrâkidir.
2. Selam: İnsanın yaratılıştaki
nizamı, azameti müşahede ederek, Allah'ın kudreti karşısında
hayranlık duymasıdır.
3. Selam: İnsanın hayranlık
ve minnet duygusunun Aşk'a dönüşmesiyle, aklın Aşk'a kurban
oluşudur. Bu tam teslimiyettir, Allah'a vuslattır, Sevgilide
yok oluştur!
4. Selam: İnsanın manevî yolculuğunu
tamamlayıp, kaderine razı olarak, yaratılıştaki vazifesine,
kulluğuna dönüşüdür. Bu Selâma Şeyh Efendi ve Semâzen başı
da iştirak ederler. Bu noktada Semâzen, Âmene'r Resûlü'deki
(Kur'an-ı Kerim Bakara 2. âyet 285) Allah'a, Meleklerine,
Kitaplarına, Peygamberlerine imân etmiş olmanın neş'esi içindedir.
İlâhî emirlerin ve yaratılış sebeplerinin zevki ve idraki
içindedir. Benliğini, egosunu mağlup etmiş Peygamber Efendimizin, "ölmeden
önce ölünüz" ve Kur'an-ı Kerim'in Fecr S. 27, son âyet'lerindeki, "Ey
emin ve mutmain olan nefis, sen O'ndan hoşnut, o da senden
hoşnut olarak, Rabbine dön! Has kullarım zümresine gir! Onlarla
beraber cennetime gir!" emirlerine uymuş ve neş'esine
gark olmuştur.
- Dede'ler ve Derviş'ler, Semâ Mukabelesinden
sonra, kimseyle konuşmadan, tefekkür (meditasyon) için, sessizce
hücrelerine çekilirler.
F- Atıncı Bölüm: Semâ töreninin
6. bölümünde bilhassa "Meşrik de Allâh'ındır, mağrib
de Hangi tarafa dönerseniz, Allâh'ın yüzü oradadır. Çünkü,
Allâh Vasi'dir, Alîm'dir" Bakara S. 2 115. Âyet'inin
okunduğu Kur'an-ı Kerîm tilâvetiyle devam eder.
G- Yedinci Bölüm: 7. bölümde
Semâ töreni, bütün Peygamberlerin, şehitlerimizin ve bütün
inananların ruhları için okunan bir fâtiha ve devletimizin
selâmeti için bir dua ile son bulur.
|