Hacıbektaş
|

Avanos'a 45 km. uzaklıkta olan Hacıbektaş,
Kırşehir yolu üzerindedir. Nevşehir'in ilçelerinden Hacıbektaş'ın
eski ismi Sulucakarahöyük'tür. Kapadokya'daki din turizminin
bir başka türünü, bu defa Hıristiyanlığı değil, Müslümanlığı
ilgilendiren yönü vardır. Adından da anlaşılacağı üzere,
Hacı Bektaş Veli'nin dergahının bulunduğu yer olması nedeniyle,
Sulucakarahöyük olan adı Hacıbektaş'a çevrilmiştir. Her yıl
16-18 Ağustos tarihlerinde düzenlenen Hacıbektaş Alevi şenlikleri,
oldukça ilgi görmekte ülkenin her yerinden gelen Aleviler,
çeşitli sanatsal etkinliklere katılmaktadır. Hacı Bektaş
Veli'nin dergahının bulunduğu mekan Selçuklu, Osmanlı ve
Cumhuriyet dönemindeki eklerle bugünkü halini almış ve Cumhuriyet
döneminde Tekke ve Zaviyelerin kapatılmasıyla müze haline
getirilmiştir. İçinde Hacı Bektaş-ı Veli ve Balım Sultan
Türbeleri'nin bulunduğu külliyede; cami, çamaşırhane, hamam,
aş evi, konuk evi ve çeşmeler yer alır. Müze olarak ziyarete
açılan külliye birbiri ardına sıralanan üç avludan ibarettir:
Avlu (Nadar Avlusu)
Büyük, kemerli bir kapı ile avluya girilir.
Hemen sağda 1902 yılında inşa edilmiş 'Üçler Çeşmesi" yer
alır. Aynı avlu içinde çamaşırhane ve hamam da bulunmaktadır.
Avlu (Dergah Avlusu)
Buraya 'Üçler Kapısı 'olarak adlandırılan
bir kapı vasıtasıyla girilir. Kapının hemen sağındaki Çeşme
1554 tarihinde yaptırılmıştır, 1875 yılında Kavalalı Mehmet
Ali Paşa'nın kızı tarafından Mısır'dan gönderilen aslan heykelinin
yerleştirilmesinden sonra 'Aslanlı Çeşme' adını almıştır.
Bu avluda Osmanlı Sultanı II. Mahmut zamanında, 1834 yılında
yaptırılan bir Cami, dergaha gelen misafir ve yolcuların
karşılandığı Konuk Evi ve Aş Evi yer alır. Meydan Evi'nin
bitişiğindeki Kiler Evi'nin alt katında dergahın kıymetli
eşyaları ve yiyecekleri depo edilmiştir.
Avlu (Hazret Avlusu)
Altılar kapısından girilir. Girişte hasbahçe,
sağ tarafta derviş ve baba mezarları bulunur. Karşı tarafta
Selçuklu mimarisi özelliklerini arz eden ve Orhan Gazi zamanında
yaptırılan Hacı Bektaş Veli Türbesi yer almaktadır. Türbeye
Selçuklu motiflerinden oluşan mermer bir kapıdan girilmektedir.
Hacı Bektaş'ın inzivaya çekildiği Çilehane ve Kırklar Meydanı
bu bölümdedir.
Hacı Bektaş'ın yeşil sandukalı türbesi, çeşitli şamdanlarla donatılmış,
kalem işi süslemeler ve yazı motifleriyle süslenmiştir.
Kırklar Meydanı'nın doğusunda Horasan Erleri'nin
mezarları, batı tarafta çelebilere ait olduğu söylenen mezarlar
ile Güvenç Abdal'ın Türbesi bulunmaktadır. Hazret Avlusu'nun
sağında 1519 yılında yaptırılan Hacı Bektaş'tan sonra gelen
Balım Sultan Türbesi yer alır.
HACI BEKTAŞ-I VELİ KİMDİR - ÖZDEYİŞLERİ
13. yüzyılda yetişmiş ünlü bir Türk düşünürü
ve gönül adamıdır.
Horasan'ın Nişabur (Nişapur) kentinde doğan
, Ehl'i-Beyt Okuluna mensup Türk mutasavvıf . Annesi Hatem
Hatun, babası Seyyit İbrahim Sani'dir. Ve her ikisi de Türk
soyundandır.
Hacı Bektaş Veli'nin çeşitli kaynaklarda doğum
ve ölüm tarihleri değişik gösterilmektedir. Bazı kaynaklarda
doğumu 1248, Anadolu'ya gelişi 1270-1280 yıllan arası, ölümü
ise 1337 olarak, bazı kaynaklarda ise doğumu 1209, ölümü
1271 olarak yazılmaktadır. Doğum ve ölümü için 1209-1271
tarihleri daha tutarlı görünmekle birlikte, 1248-1337 tarihlerini
savunanlar fikirlerini Osmanlı sultanları ve Yeniçeriler
ile bizzat görüştüğü savına dayandırmaktadırlar. Ancak, tıpkı
Hacı Bektaş Veli'nin Ahmet Yesevi'nin (1093-1166) ölümünden
hayli bir süre sonra onun dergahında ve onun öğretileriyle
yetişmiş olmasında bir aykırılık bulunmadığı gibi, 1362'de
kurulan Yeniçeri Ocağı'nın Hacı Bektaş Veli'yi onun ölümünden
sonra pir olarak benimsemiş olmalarında bir imkansızlık bulunmamaktadır.
Günümüzde de pek çok kimse ölmüş kişilerin öğretilerini takip
etmektedir.
Akılcılığa ve bilime inanan Hacı Bektaş Veli'nin
kişiliğinin temel ilkesi dürüstlüktü. İlk eğitim ve öğrenimini
Türkistan Piri Hoca Ahmet Yesevi kültür ocağından alarak,
çok sayıda bilim adamının yetiştiği Horasan'da engin bir
bilgi birikimine ve geniş bir dünya görüşüne sahip olmuştur.
Hacı Bektaş Veli'nin Anadolu'ya gelişi, Anadolu
Selçuklu Devleti'nin siyasi, ekonomik ve kültürel düzeninin
bozulduğu, yönetimde bölünmelerin ortaya çıktığı bir döneme
rastlamaktadır.Hacı Bektaş Veli Kırşehir yöresindeki Suluca
Karahöyük'e (Hacımköy) yerleşmiş, Orta Anadolu'yu dolaştıktan
sonra Anadolu kültürünü, Anadolu insanının gelenek ve göreneklerini
özümseyerek yeni bir bilim ve öğreti merkezi kurmuş ve Bektaşilik
geleneği bu merkezden tarih sahnesine çıkmıştır.
Burada çok sayıda öğrenci de yetiştiren ve
Yeniçeri ocağının da piri olarak bilinen Hacı Bektaş Veli'nin
Anadolu birliğinin sağlanmasına önemli katkıları olmuştur.
Hacı Bektaş Veli mirası ayrıca, Osmanlı Devleti döneminde,
hem Yeniçeri ocağının piri sıfatıyla, hem de Bektaşilik geleneğinin
Balkanlardaki yerli halklar açısından kolaylıkla özümsenebilecek
yönleri bulunması nedeniyle, başta Arnavutluk ve Makedonya
gelmek üzere, İslamiyet'in bu coğrafyada yayılmasında temel
bir rol oynamıştır. Hacı Bektaş Veli, Türk dili ve kültürünün
yabancı etkilerden ve her türlü yozlaşmalardan korunması
çabalarını ömrü boyunca sürdürmüştür. Ortaya koymuş olduğu
birleştirici ve yükseltici öğreti her türlü bağnazlıktan
uzak, çağa uyan ilkeler haline gelmiştir. Hacı Bektaş Veli
ibadet ve günlük yaşamda kadını erkeğin yanına almıştır.
Güzel sanatlara sevecenlikle bakmış, Dergah'ta öğretisini
yaşama geçirmiştir. Makalât, Fevaio. Şadhiyye ve Şerh-i Besmek
isimli eserlerinin olduğu bilinmektedir. Hacı Bektaş Veli'nin
hayatını ve kerametlerini anlatan Velâyetname hakkındaki
en önemli temel kaynaktır.
Bu meyanda, öğretilerinin temelleri hakkında
fikir verici özellikteki aşağıdaki özdeyişlere başvurulabilir.
İlimden gidilmeyen yolun sonu karanlıktır.
Düşünce karanlığına ışık tutanlara ne mutlu.
Eline, beline, diline sahip ol.
Murada ermek sabır iledir.
Araştırma açık bir sınavdır.
Nebiler, Veliler insanlığa tanrının bir hediyesidir.
Düşmanınızın dahi insan olduğunu unutmayınız.
Hiç bir milleti ve insanı ayıplamayınız.
Nefsine ağır geleni kimseye tatbik etme.
İnsanın cemali sözünün güzelliğidir.
Marifet ehlinin ilk makamı edeptir.
Arifler hem arıdır, hem arıtıcı.
Her ne ararsan kendinde ara.
Bir olalım, iri olalım, diri olalım
Eski Suluca Karahöyük bugünki Hacıbektaş şehirinde,
Nevşehir ilinde türbesi bulunmaktadır.
|